19 Mayıs 2011 Perşembe

Mezuniyet ve lüzumsuz bikaç şey. bikaç öyle yazılmaz. olsun.

Tırnaklar uzun ve ojeliyken klavyenin tuşlarına, telefonun tuşlarına basmak çok ilginç gelir bana. Hayır yanlış tahmin, tırnaklarım uzun ve ojeli değil; ama aklıma geliverdi işte...  Bu gün Kitap Gibi Kız'ın mezuniyeti varmış. :) Bi de Kırıkkale'deki lisemin on ikileri de mezuniyetlerini kutlayıp fotoğraflarını face de yayınlamışlar. Kıyafetleri çok güzeeel... Yalnız benim gördüğüm kıyafetler on birlere ait. Yani asıl mezunlara değil. Geçen sene de mezuniyete gitmişti şimdinin on birleri. Yani bizim dönem... Ben de gitmiştim; çünkü tüm sınıfım ordaydı. Mezuniyet değişik bi şeydir. İlginçtir. Kıyafet seçmek çok zor gelir bana. Hiçbir zevkli tarafı da yoktur ayrıca. Topu topu bir gece giyeceğin üst baş için ortalama iki hafta dolaşırsın. Bunu abartanlardan bahsetmiyorum benim gibi bezgin ve seçmesi zor olan gruptan bahsediyorum. Bu kıyafet olayı mezuniyette herkes süslenip püslenip geldiği için zorunlu gibi bi şeydir. Seneye benim mezuniyetime nasıl gideceğimi hiç bilmiyorum. Ahaaa buldum! Orta okuldan mezun olurken aldığım kıyafetlerle! Hahaha :D Olursa tabi. O zamandan bu zamana döt döbek aynı kalmamıştır herhalde. Denemem lazım. Neyse bu aklımın bi köşesinde duradursun... Mezuniyetten bahsediyordum. Evet içeri girdiğin anda bi tanıdıklarını görme çabalarına girersin. Onlar da senin yanına gelme çabalarına girerler. Herkese ayy çok güzel olmuşsun temalı sözler söylemelisindir. 2 hafta boşuna mı kıyafet seçildi! Yerine geçtin, yemekse yemek pastaysa pasta yedin... Tabi bu sırada o kadar çok fotoğraf çekindin ki yanakların sahte gülücük moduna geçti ve yanak kasların pazu yaptı. (niye canım olamaz mı hahayt :D) Tabi bi gecede bu kadar çok yanak çalıştırmak ertesi gün hamlamasına neden olabilir. Yani ertesi gün konuşamayabilirsin :D Dikkatli ol. Sıra oyun tarafına geldi. Halay malay işte... Sen tam kendini hayala kaptırıp coşmuşken oturup halay edenleri izleyen birilerini görürsün 'lan çok mu abarttım acaba! bunlar oturuyo hanım hanım ben tepiniyorum' triplerine girersin, keyfin kaçar. Ama halaydan da vazgeçmeyeceğin için devam edersin. Sıra romantik dans müziklerine falan gelmiştir. Bu sefer keyif kaçırma sırası bende. Çünkü benim mezuniyetimde kimse bana gel Ayşe cim dans edelim bi tanem falan demez, diyemez. Sıkar biraz. Topuğunuza sıktırtmayın uleynnn!  Neyse efenim millet dans ederken sen onları izlersin ve az önce halayda sana olan gibi olmaması için millete gülerek bakarsın. Hani 'rahat ol arkadaşım... et dansını.' der gibi. Dans edenler de etrafa öylesine bakmaktadırlar. Bazıları konuşur falan, ne konuşuyo lan bu diyebilirsin. Ama ben o kadar meraklı değilim -Bu yüzden mezuniyet öncesi ağız okuma kursuna gideceğim. Şşşt!- Ve tepinmeler bittikten sonra herkes evine gider.Yorgun , mutlu ve huzurludurlar. Ama iş daha bitmedi sırada fotoğrafları facebook a eklemek var. Ne de olsa her fotoyu face e eklemek artık vatani görev haline geldi. Kimse görevlerini ihmal etmemeli!
Haa face demişken geçen gün face hikaye yazarlarından birini burda çok pis yermiştim. Şimdi birini de öveceğim. Adı 'Ben Mesela'. Gidip okuyun hikayesini, ben seviyorum :) 'İsimsiz Hikaye' adlı bi yazı dizisi var. Happy adlı çatlak, turuncu saçlı (belki de turuncu saçlılara sempatim bu hikayeyle temellenmiştir, olabilir bak...) bi kızın anıları falan filan...
Hani mavi bi muhabbet kuşu beni izliyordu ya. Aynı kuş -adı Aşık- dün mat 1 kitabımın üstüne mıçtı. Bakıp 'Senin yerinde olsaydım ben de aynını yapardım' dedim.
Ankara ya geldik bis. Tatil burda geçecek. Soru çözmem lazım. Aslında evde kalsaydım yaz için prova yapacaktım. Yani yaz için yaptığım programı gerçekleştirebilir miyim diye kendimi test edecektim. Ama nasip olmadı. Planım da şu: Sabah namazına mütakiben... :D öhöm. İşte sabah namazına kalktıktan sonra mezarlıkta yürüyüş. Orda bi tarla var süper manzaralı. Oraya çıkıp güneşi izlemek... Sonra eve gelip derse oturmak. Kulaklığı da kulağa takmak suretiylen  müziği tüm gün dinlemek bu sırada uyuşmak ve ders çalışmak ders çalışmak ders çalışmak! Öğlen ezanı okunur okunmaz namazı kılmak ve uyumak. Bir buçuk saat uygundur. Sonra uyanınca ders ders ders! Yatsı okunur okunmaz da kılıp uyumak. Yemekleri tuvaleti falan da ihtiyaç duydukça işte. Nasıl ama süper bi program di mi :D Yazınca 'amma sallamışım lan' diye düşündüm. Neyse daha mantıklı ders programlarıyla tekrar karşınızda olacağım. Bi de sabah yürüyüşe annemler izin vermez. Yanıma yoldaş arıyorum. Babam desen, o uyanamaz. Ahmet desen sen manyak mısın der. Elif desem ikimiz de kız olunca bi faydası olmaz. Öyle işte... Amaaan programı gerçekleştirdim manzarası için yürüyüşü kaldı hahaha :D
Tuba yı çooook seviyorum. Ne tatlı bişidir o yaa... Canım muah!
Bu gün ne kadar uzun yazdım. 0_0 ehe bu ifadeyi çok seviyodum sonunda kullandım.
Sena Minen'i de çok seviyorum. Bis onlan hotmail den mesajlaşıyoruz. Bana mesaj atmasını bekliyorum şimdi.
Neyse hadi güle güle. Şimdi namaz kılcam. Erken uyuyayım belki sabah namazından sonra yürüyüş yaparım ehe ehe.


*
**
***

2 yorum:

  1. Bu arada
    Bastonsuz dedenin
    Bastonsuz torunu
    Mehmet Akif.. ile birlikte
    Sizleri ağırlamak için bekliyor.


    http://mefkuremiz.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. Son cümlelerin calibi dikkat..

    YanıtlaSil

Çorbada senin de tuzun bulunsun ;) :)